Loading...
0507 686 19 89

DERMATOLOJİ

AKNE
Akne, pilosebase ünite yani kıl folikülü ve yağ bezinden oluşan ünitenin inflamatuar bir hastalığıdır. En sık ergenlik döneminde görülmekle beraber geç yaş aknesi hiç azımsanmayacak kadar sık görülmektedir. Aknenin komedonal, papülopüstüler, nodülokistik ve fulminan denen çeşitli tipleri mevcuttur. Tedavi seçimi aknenin tipine, şiddetine, hastanın ek hastalıkları, hormonal durumu gibi faktörlere göre değişmektedir. İlk basamakta krem tedavilerini tercih ederken, orta şiddetli aknede antibiyotiklerle krem tedavilerini kombine olarak önerebilmekteyiz. Orta- şiddetli aknede, diğer tedavilere cevap vermeyen ve iz bırakan aknede sistemik isotretinoin tedavisini kullanmaktayız.Bazen de tedavilerimizi peeling,cilt bakımı,mezoterapi,prp,altın iğne ve BBL gibi cihaz tedavileri ile kombine edebilmekteyiz.



ALOPESİ AREATA (SAÇKIRAN)
En sık olarak saçta para şeklinde açılmalarla başlayan alopesi areata,tüm saçlı deriyi kaplayabilir,sakal ve vücut kıllarında da dökülmeye neden olabilir.Bu hastalık otoimmun bir durum olup bağışıklık hücrelerimizin kıl köklerini yabancı algılayıp onları harap etmesi nedeniyle ortaya çıkar. Tetikleyici genelde bir strestir. Tiroid hastalıkları,B12 ve demir eksikliği ile de birlikteliği sık olup mutlaka birliktelik araştırılmalıdır. Tedavisinde damla, sprey tedavileri, intralezyonel enjeksiyonlar ve hap tedavileri kullanılabilir.



ATOPİK DERMATİT
En çok çocuklarda olmakla beraber yetişkinlerde de görülebilen atopik dermatit her yaş grubunda farklı alanlarda kendini gösteren kaşıntılı kızarıklıklar, pullanma ve yarıklanmalarla seyredebilir. Bebeklerde yanaklarda, çocuklarda el bileği, dirsek ve diz iç kısımlarında, yetişkinlerde ise meme başları, eller, kıvrım yerlerinde döküntüler yoğunlaşabilir.Tedavisinde krem tedavileri, ışık tedavileri ve hap tedavileri kullanılabilir.



BENLER VE TAKİBİ
Benler, melanosit denilen deriye renk veren hücrelerin çoğalması ile oluşan iyi huylu lezyonlardır. Benlerin değerlendirilmesi ve takibe alınmasının nedeni benlerden gelişebilecek yada benler ile karışabilecek malign melanom başta olmak üzere cilt kanserlerini tespit edebilmek açısından önemlidir. Benleri değerlendirirken mutlaka özel ışık modlarında lezyonları belli ölçülerde büyüten dermatoskopi cihazı kullanılmalıdır.



DERİ KANSERİ
Deri kanserleri yani skuamöz hücreli karsinom ve bazal hücreli karsinom çok sık ortaya çıkan tablolardır. Bazal hücreli karsinom tüm dünyada en sık görülen kanser olarak tanımlanmaktadır. Deri kanseri riski özellikle beyaz tenli, renkli gözlü, uzun yıllar güneş altında çalışmış bireylerde yüksek olmakla beraber herkeste ortaya çıkabilir. Hastaların öyküsünde genelde iyileşmeyen bir yara mevcuttur. Uzun süre iyileşmeyen, yeni ortaya çıkan, hızla büyüyen, kanayan lezyonlarda mutlaka dermatoloji hekimine başvurmanız önerilmektedir.



DERİNİN İYİ HUYLU LEZYONLARI
Derinin ben dışı iyi huylu lezyonlarının başında seboreik keratozlar, sebase hiperplaziler, kistik lezyonlar ve lipomatöz lezyonlar gelir. Bu lezyonların değerlendirilmesi, gerekli görülürse ortadan kaldırılması mutlaka dermatoloji uzmanı tarafınca ya da onun yönlendirdiği plastik cerrahi hekimi tarafınca olmalıdır.


SİĞİLLER
Siğiller, human papillomavirüse (HPV) bağlı ortaya çıkan bulaşıcı bir tablodur.El,yüz,ayak tabanı gibi vücudun birçok bölgesinde görülebilir.Cinsel bölgede olanlar kadınlarda başta rahim ağzı kanseri olmak üzere vulva ve vajende de kanser gelişimine neden olabilir. Erkeklerde ise tedavi edilmediği takdirde akıntılı kitlelere, lezyonun mevcut olduğu alanda kanserleşmeye neden olabilir. Tedavisinde kriyoterapi, plasmapen, elektrokoterizasyon, büyük kitlelerde cerrahi eksizyon bazen de krem tedavileri önerilmektedir. En önemlisi, hastalıktan ve kanserden korunabilmek adına aşılanmaktır.



GÜL HASTALIĞI (ROZASEA)
Gül hastalığının 4 temel tipi vardır. Hastalarda bazen birkaç tip bir arada olabilir. Bazen birinden diğerine geçiş görülebilir. En sık görülen tiplerden olan eritematelenjiektatik rozasea yüzde önce ataklar şeklinde başlayan kızarıklığın kalıcı hale geldiği ve yanma-batma hissinin ön planda olduğu bir tablodur. Diğer önemli bir tip olan papülopüstüler rozasea sivilce benzeri iltihaplı lezyonlarla karakterizedir. Fimatöz rozasea ise burun, çene ve alında deride kalınlaşma ve yağ bezlerinde genişleme şeklinde kendini gösterir. Tedavide en önemlisi güneşten korunmadır. Ek olarak genel olarak sıcak ortam, sıcak banyo ve sıcak yiyecekler dahi şikayetleri arttırabilir. Baharat, narenciye, tarçın ve alkol alevlenmelerden sorumlu tutulan gıdalardır. Gül hastalığı olan bireylerin cilt bakım rutinini oldukça basit tutup hassas cilt ürünleri kullanmaları önerilmektedir. Tedavisinde krem ve antibiyotik veya a vitamini içeren hap tedavileri, BBL lazer tedavileri,Nd Yag lazer tedavileri önerilmektedir.



HİDRADENİTİS SÜPÜRATİVA
Hidradenitis süpürativa, halk arasında köpek memesi hastalığı olarak anılmaktadır. Koltuk altı, kasıklarda, kalça arasında, göğüs arasında ve meme altında ortaya çıkan abseler, zamanla birleşip hareketleri dahi kısıtlayan sert kanallar oluştururlar. Hastanın yaşam kalitesini çok etkileyen bu hastalıkta erken tanı koyup hızlı müdahalelerde bulunarak kalıcı hasar riski azaltılabilir. Tedavisinde antibiyotik tedavileri, A vitamini türevi ilaçlar ve biyolojik ajanlar kullanılabilmektedir. Bu hastalığın tedavisi ve takibi mutlaka dermatoloji tarafından yapılmalıdır.



LİKEN PLANUS
El bilekleri, kol iç yüzleri ve ayak bilekleri en sık olmak üzere vücutta yaygın kaşıntılı mor, düz yüzeyli döküntülerle karakterize bir hastalıktır. Bazı hastalarda ağız içinde ve genital bölgede de tutulum olabilir ve cilt bulgularından daha ağır bir klinik tabloya yol açıp tedavisi daha güçtür. Bazı liken hastalarında ise saç bulguları eşlik edebilir ya da hastalık sadece saç tutulumu ile kendini gösterebilir. Saç tutulumu kalıcı kelliğe neden olabileceği için erken tanı konulup hızlıca tedaviye başlanmalıdır.



MALİGN MELANOM
Malign melanom, deriye renk veren melanosit hücrelerinden kaynaklanan kötü huylu tümördür. Agresif seyreden bu kanser türünün erken tanısı için benlerinizde meydana gelen değişimler açısından uyanık olmanız, eğer çok sayıda beniniz mevcut ise dermatoloji hekimi kontrolü altında olmanız büyük önem taşımaktadır.



SEBOREİK DERMATİT
Saçlı deri, kulak içleri, kulak arkası, kaş orta kısımları, burun kenarları, erkeklerde sakal içi, göğüs ön duvarında kızarıklık ve pullanma ile karakterizedir. Toplumda çok sık rastlanan bu tablo özellikle stresle ve mevsim geçişlerinde alevlenir. Özel bir diyet önerisi olmamakla beraber karbonhidrattan zengin beslenme ve alkolün lezyonları alevlendirebileceği düşünülmektedir. Genellikle şampuan ve krem tedavileri ile kontrol altına alınabilen hastalık kronik tekrarlayıcı bir seyir göstermektedir.



SEDEF HASTALIĞI (PSORİASİS)
Diz- dirsek başta olmak üzere baştan ayağa her yerde görülebilen kırmızı plaklar üzerinde sedefi pullanmalarla karakterize kronik bir deri hastalığıdır. Sedef hastalığı lokal tutulumlarla seyreden hafif vakalardan tüm vücudu kaplayan şiddetli vakalara dek görünebilir. Bir diğer özelliği ise hastalığın tırnak ve eklem tutulumu da yapabilmesidir. Aslında sedef hastalığı sadece deri ve deri eklerini etkileyen bir hastalık değil, tüm metabolizmada etkisi olan bir tablodur. Tedavisinde krem tedavilerinden, haplara, iğnelere ve biyolojik ajanlara dek çok sayıda alternatif mevcuttur. Hastanın şikayetlerinin düzeyi, ek hastalıklarına göre tedavi seçilip sadece dermatoloji hekimi tarafından başlanabilir.



TIRNAK MANTARI
Tırnak mantarı çok sık rastlanan bulaşıcı bir tablodur. El ve/veya ayak tırnaklarını etkileyen bu tabloda tırnaklarda sararma, kalınlaşma ve şekil bozuklukları ortaya çıkar. Genelde hastanın ayak derisinde de mantar mevcuttur. Tedavisi uzun olan tırnak mantarının tedavisinde haplar, cilalar, spreyler ve bazen destek olarak lazer sistemleri kullanılmaktadır.



UÇUK (HERPES ENFEKSİYONU)
Uçuk tablosu herpes simpleks virüs(HSV) enfeksiyonu sonucunda ortaya çıkan grup yapmış su kabarcıkları ile karakterizedir. En sık dudak çevresinde ve genital bölgede ortaya çıkmakla beraber vücudun herhangi bir yerinde görülebilir.Direnç düşmesi durumlarında (enfeksiyonlar, ağır egzersiz, ağır diyetler, stres) ve güneş ışığı maruziyeti ile tekrarlayıcı seyir gösterebilir.



ÜRTİKER (KURDEŞEN)
Kaşıntılı kabarıklıklar şeklinde ortaya çıkan döküntülerin çıktığı alanda 24 saatten kısa sürede iz bırakmadan kaybolması ve başka bir yerde çıkması ile karakterizedir. Bazen tabloya göz, dudak, el ayak gibi alanlarda ortaya çıkan ani şiddetli ödem eşlik edebilir. Ürtikeri tetikleyen genellikle bir ilaç, farklı bir gıda, enfeksiyon ya da yoğun bir strestir. Altı haftadan kısa sürdüğü durumlarda akut ürtiker olarak adlandırılır ve çok ayrıntılı tetkik edilmesine gerek yoktur. Medikal tedavi düzenlenip tetikleyicilerin ortadan kaldırılması yeterlidir. Ancak 6 haftadan uzun süren kronik ürtiker tablolarının ayrıntılı olarak tetkik edilmesi önerilmektedir.



VÜCUT MANTARI
Vücut mantarının en sık görülen formları yeni sahiplenilen evcil hayvanlardan bulaşan kırmızı halkasal formda döküntülerle karakterize tinea corporis, kasıklarda kaşıntı, kızarıklıklarla seyreden tinea inguinalis ve sırt ve göğüs ön yüzünde kahverengi, krem ve kırmızı ince döküntüler yapan pitriasis versicolordır.Tüm bunların tanı ve tedavisi dermatoloji hekimince yönetilmelidir. Tedavide şikayetlerin yaygınlığına ve şiddetine göre krem,şampuan,hap tedavilerinden uygun olanları seçilir.



ZONA
Varisella zoster virüs (VZV) genellikle küçük yaşlarda su çiçeğine neden olduktan sonra vücutta omurilik ganglionlarında saklı kalır. Direncin düştüğü durumlarda tekrar aktive olan virüs, deride bir dermatom(hat) boyunca su dolu kabarcıklar ve ağrının ön planda olduğu bir tabloya neden olur. Ağrının hızlı bir şekilde kontrol altına alınması ve ağrının uzun sürme riskini azaltmak adına tedavisi hızlı bir şekilde başlanmalıdır.